Erkenci misiniz yoksa akşamcı mı?

İnsanların sabah erkenden kalkıp güne rahat başlamasını ya da yataktan sürüne sürüne çıkmasını belirleyen şey ne?

Hayatım boyunca sabahları erken kalkmaktan nefret
etmişimdir. Okula zamanında gideyim diye babam bacağımdan çekip
çıkarırdı beni yatağımdan. Sabah zil sesini duyar duymaz midem bulanmaya
başlar, ancak öğlene doğru bir şeyler yiyebilirdim.



Geceleri ise durum farklı. Geç saatlere kadar kalıp çalışabilirim. Yeter ki güne erken başlamayayım.



Tarlakuşu mu, baykuş mu?



Bazıları ise günün en iyi zamanının sabah saatleri olduğunda ısrar eder.
Ben mahmur gözlerle işe giderken onlar saatlerdir uyanık olmanın
verdiği neşeyle hareket ederler. Fakat akşamları roller değişir. O
tarlakuşlarını yemek masasında uyku bastırırken benim gibi baykuşlar
mutlu ve sohbeti uzatmaya hazırdır. Kendimizi bulduğumuz saatlerdir
bunlar.



Ama insanların sadece bu iki gruba ayrıldığı düşüncesi doğru değil.



Herhangi bir etkinlik için en fazla tercih edilen saatleri belirlemek
için yapılan anketler yetişkinlerin sadece yüzde 20’sinin tarlakuşu ya
da baykuş kategorisinde olduğunu gösteriyor. Geriye kalan yüzde 80’in
ise yarısı bir ya da diğer yöne eğilimli, diğer yarısı ise iki tarafa da
dahil olmayanlardan oluşuyor.



Ama bu, düzenin tarlakuşları etrafında kurulu olduğu bir toplumda
yaşamaya çalışan baykuşlar için teselli değil. Okul da iş de erken
başlıyor. Ayrıca erken kalkmak bir erdem sayılıyor, baykuşlar ise
tembel. Oysa onların gece boyunca çalışırken diğerlerinin erkenden
yatmaya gitmesi göze batmıyor.



Genetik faktör



Ama neyse ki bilim baykuşların tarafında. Onlar günlerini yatarak
tüketmiyor, sadece genlerine göre davranıyor. İngiltere’nin Surrey
Üniversitesi’nden araştırmacılar, hangi zaman tipine (kronotip)
girdiğimizi büyük ölçüde genlerimizin belirlediğini söylüyor. 24 saatlik
ritmimizi belirleyen bu genlerin farklı varyantları var ve bunlar
fizyolojimizi birçok bakımdan etkiliyor.



Erkencilerin vücut ısısı öğleden sonra doruğa ulaşırken, akşamcılarda bu
daha geç oluyor. Sabah kalktığında erkencilerin stres hormonu
(kortizol) hemen zirve yapıyor ve sanki ilaç almışçasına vücudun uykudan
uyanıklık haline geçmesinin şokunu atlatmasını sağlıyor. Akşamcıların
ise aynı etkiyi görmesi için birkaç saat daha geçmesi gerekiyor.



Yani şöyle de denebilir: Ben aslında erken kalkmaya çalışırken kendi genetiğimle boğuşuyorum.



Vücudu eğitmek mümkün mü?



O halde erken kalkması için vücudu eğitmek diye bir şey de söz konusu
değil. Çalar saati kurarak kendimizi erken kalkmaya zorlayabiliriz
tabii. Tıpkı gece vardiyasında çalışanların bütün gece uyanık kalmak
için kendilerini zorlaması gibi. Ama saat ortadan kalkınca genler yine
eski düzenine dönecektir.



Küçük çocuk sahibi akşamcılar, vücut saatleriyle savaşa savaşa sabah
erken kalkar; ama vücutları ilk fırsatta eski alışkanlıklarına
dönecektir. Genlerin çekim kuvveti oldukça güçlüdür çünkü.



Teorik olarak ilaç yoluyla duruma müdahale etmek mümkün. Ama normal
kronotipe geri dönmemek için bu ilaçları sürekli almak gerekir.



Akşamcılar için tek umut ışığı yaşlanmaktan geçiyor. O da zaten
kaçınılmaz. İnsanlar yaşlandıkça sabah daha erken kalkmaya yöneliyor.
Bense o gün gelinceye kadar gece hayatının tadını çıkarmaya bakayım.



(BBC Türkçe)


Aradığınızı bulmanın en kısa yolu serketin.com


insan , sabah , akşaam ,

Anket

TEOG KALDIRILMASINI DOĞRU BULUYORMUSUNUZ
 EVET
 HAYIR
 FİKRİM YOK